Sesli Erotik Hikaye Dinle Direct

İstanbul’un Son Tramvayı

Bir hafta sonra, aynı tramvayda, aynı saatte buluşmak üzere sözleştiler. Defne o gün işten erken çıktı. Saçını yaptı. En sevdiği rujunu sürdü. Heyecandan elleri titriyordu.

"Affetmek zorunda değilsin," dedi Kerem sessizce. "Ama susmak da zorunda değilsin."

"Çok güzel dans ediyorsun," dedi Kerem. Sesli Erotik Hikaye Dinle

"Burası benim durağım," dedi. Sonra sanki yıllardır tanıyormuş gibi ekledi: "Yağmur dinmek bilmiyor. Ellerin buz gibi görünüyor. Sana bir kupa sıcak çikolata ısmarlayabilir miyim? Karşıda bir yer var."

"Bu koltuk dolu mu?"

Kerem, bardağını kaldırdı. "Öyleyse," dedi, "bu akşam ikimiz de gerçek bir şey yapalım. İnişli çıkışlı, risksiz, plansız. Sadece sohbet." En sevdiği rujunu sürdü

Yağmur, İstanbul’un ara sokaklarında usulca ıslatıyordu kaldırımları. Defne, elinde eski püskü bir şemsiye, Beyoğlu’nun kalabalığından sıyrılıp Tünel’e doğru yürüyordu. Günlerdir iş yerindeki sunumlar, bitmeyen e-postalar ve şehrin gürültüsü beyninde bir matkap gibi dönüyordu. "Sadece bir nefes," dedi kendi kendine. "Sadece bir nefes alıp eve gideceğim."

Defne kalktı. Kerem, elini beline koydu. Diğer eliyle onunkini tuttu. Sokağın ortasında, İstanbul’un uğultusunun içinde, sadece birbirlerini dinleyerek sallandılar.

"Sen de," dedi Defne. Ve ekledi: "Ama daha çok susmayı seviyorum seninle." "Ama susmak da zorunda değilsin

Tramvayın zili çaldı. İstasyonları geçtiler. Ama bu sefer, hiçbiri inmedi. Çünkü ev, artık bir durak değildi. Ev, yan yana oturdukları her andı.

Aylar geçti. O nostaljik tramvay, onların sığınağı oldu. Defne, Zeynep’e masallar okudu. Kerem, Defne’ye şiirler yazdı. Bazen hiç konuşmadılar, sadece İstanbul’un ışıklarını izlediler.

Bir akşam, yağmur yine çiseliyordu. Kerem, Defne’nin eline küçük bir kutu tutuşturdu. İçinde, gümüş bir yüzük vardı. Üzerinde bir tramvay ve bir kalp kazınmıştı.

Hoşça kal, İstanbul’un son tramvayı seni bekliyor. Bu hikaye, seslendirme için yazılmıştır. Anlatım hızı: dakikada 120-140 kelime. Arka planda hafif bir yağmur sesi ve akustik gitar önerilir.

Küçük, mum ışıklı bir kafeye girdiler. Duvarlarda siyah-beyaz fotoğraflar, rafta tozlu kadehler... Adam garsona dönüp "Bir çikolata, bol kremalı. Bir de kahve," dedi. Defne'nin çikolata istediğini nereden biliyordu? Çünkü daha söylememişti.

Copyright 2010-2025. Electronic Locksmith, Inc. All rights reserved.